İYİ Parti, Adalet Komisyonu’nda 17 saati aşan görüşmelerin ardından kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” için hazırladığı muhalefet şerhinde 7 bin 563 şehidin isimlerine yer vererek, kanun teklifiyle getirilen düzenlemenin “af niteliğinde” olduğunu belirtti. Şerhte, “Terör örgütü silah bırakabilir fakat Türkiye Cumhuriyeti Devleti devlet olma vasfını bırakamaz. Teklifin tümü maddeleriyle birlikte bir ihanet metnidir” ifadeleri yer aldı.
Haber: Ogün AKKAYA
(TBMM) – İYİ Parti, Adalet Komisyonu’nda 17 saati aşan görüşmelerin ardından kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” için hazırladığı muhalefet şerhinde 7 bin 563 şehidin isimlerine yer vererek, kanun teklifiyle getirilen düzenlemenin “af niteliğinde” olduğunu belirtti. Şerhte, “Terör örgütü silah bırakabilir fakat Türkiye Cumhuriyeti Devleti devlet olma vasfını bırakamaz. Teklifin tümü maddeleriyle birlikte bir ihanet metnidir” ifadeleri yer aldı.
Adalet Komisyonu üyeleri İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun ile İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili ve Antalya Milletvekili Uğur Poyraz’ın imzasını taşıyan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin muhalefet şerhi, komisyon raporuna eklendi.
İYİ Parti, şerhin teklifin yalnızca belirli hükümlerine değil, “adına, hazırlanış yöntemine, dayandığı siyasi kabullere, genel gerekçesine ve bütün maddelerine” yönelik olduğunu ifade etti. Şerhte, terör örgütünün silahsızlandırılmasının devletin görevi olduğu belirtilirken, “terör örgütünün silah bırakması ile geçmişte işlenen terör suçlarının cezasız bırakılması birbirinden tamamen farklı meselelerdir” değerlendirmesi yapıldı.
“TEKLİF AF NİTELİĞİNDE”
Şerhte, teklifin belirli sürelerin sonunda soruşturma ve kovuşturmaların ortadan kalkmasına, kesinleşmiş cezaların çekilmeden infaz edilmiş sayılmasına ve mahkumiyetlerden doğan hak yoksunluklarının erken kaldırılmasına imkan verdiği kaydedildi. İYİ Parti, bu sonuçların Anayasa’nın 87’nci maddesinde düzenlenen özel af için gerekli nitelikli çoğunluk şartının “erteleme” kavramıyla aşılmasına izin vermeyeceğini savundu.
Şerhte, teklifin özellikle 6’ncı maddesinin kesinleşmiş mahkumiyetlerin infazını 5 veya 10 yıl ertelediği ve bu sürenin sonunda cezanın infaz edilmiş sayılmasını öngördüğü belirtilerek, bu düzenlemenin sonuçları itibarıyla “koşullu özel af” niteliğinde olduğu vurgulandı.
İYİ Parti, teklifin 7’nci maddesiyle Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında oluşturulacak Kurulun ceza adaleti ve temel haklar üzerinde belirleyici yetkiler üstlendiğini savundu. Kurulun Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden oluşacağı hatırlatılan şerhte, yapının tamamen yürütme kökenli olduğa işaret edildi.
Şerhte, teklifin geçmiş suçlara ilişkin soruşturmaları yürütme ağırlıklı Kurulun iznine bağladığı, kanun yolu mercilerine zorunlu bozma sonucu dayattığı, terör örgütü nezdinde görevlendirmeyi kanunlaştırdığı ve süreçte görev yapan kişilere geniş sorumsuzluk tanıdığı ileri sürüldü. Bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesi halinde yalnızca bir infaz kanunu değil, “yürütmenin belirleyici olduğu istisnai bir ceza adaleti rejimi” ortaya çıkacağı savunuldu.
“ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLER” VURGUSU
İYİ Parti, düzenlemenin en ağır siyasi ve vicdani sorunlarından birinin mağdur ile fail arasındaki dengenin tersine çevrilmesi olduğunu belirtti. Şerhte, fail açısından başvuru ve ceza kolaylığı mekanizmaları oluşturulurken şehit yakınları, gaziler ve terör mağdurları için bilgi, itiraz, tazmin, hakikat veya yeni sosyal hak mekanizması bulunmadığı ifade edildi.
Şerhte ayrıca, şehit aileleri ve gazileri temsil eden kuruluşlar ile terör mağdurlarının, akademisyenlerin ve güvenlik alanında uzmanların Komisyon çalışmalarına katılımının sağlanmadığı belirtildi. İYİ Parti, fail hakkında kurulacak istisnai ceza rejiminin görüşüldüğü süreçte mağdurların dinlenmemesinin yasama sürecinin “vicdani dengesini” bozduğunu savundu.
“TERÖRÜN KASASI KONUŞULMUYOR”
İYİ Parti, teklifin PKK’nın kontrolünde bulunan malvarlığı değerlerinin akıbetine ilişkin düzenleme içermemesini de eleştirdi. Şerhte, örgütün ekonomik gücünün nasıl tasfiye edileceğine ilişkin soru işareti vurgulanarak, devletin denetimine hangi usulle alınacağı veya mağdurların zararlarının giderilmesinde kullanılıp kullanılmayacağının düzenlenmediği belirtildi.
KOMİSYON GÖRÜŞMELERİNE USUL ELEŞTİRİSİ
Muhalefet şerhinde, teklifin Adalet Komisyonu’ndaki görüşülme biçimine de geniş yer verildi. İYİ Parti, Komisyon görüşmelerinin yaklaşık 17 saat sürdüğünü ve hemen ardından muhalefet şerhlerinin hazırlanması için yalnızca iki saat süre tanındığını belirtti.
Şerhte, bu sürenin teklifin kapsamı ve ağırlığıyla bağdaşmadığı savunularak, “muhalefetin görüşlerini etkisizleştiren, denetim hakkını daraltan ve çoğunluk iradesini mümkün olan en az tartışmayla sonuçlandırmayı amaçlayan” bir yasama yöntemi olduğu ileri sürüldü.
İYİ Parti ayrıca, yeterli salon sağlanmaması, milletvekillerinin toplantıya erişimde bekletilmesi, canlı yayın yapılmaması, uzman ve mağdur katılımının sınırlı tutulması, gerekli bilgi ve belgelerin verilmemesi, alt komisyon ve Anayasa Komisyonu taleplerinin karşılanmaması gibi uygulamaların sağlıklı ve çoğulcu yasama ölçütlerini karşılamadığını savundu.
“TEKLİF ANAYASA’YA AYKIRILIK İÇERİYOR”
İYİ Parti, teklifin başta Anayasa’nın 2, 3, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 14, 36 ve 138’inci maddeleri olmak üzere Cumhuriyetin temel nitelikleri, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, milli egemenlik, hukuk devleti ile Anayasa’nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkeleri bakımından ciddi aykırılıklar içerdiğini savundu.
Şerhin sonuç bölümünde ise teklifin başlığının aksine Türkiye toplumunun bütününe yönelik bir barış ve dayanışma düzenlemesi olmadığı, PKK/KCK terör örgütü ve bağlantılı oluşumların mensupları için soruşturma, kovuşturma, infaz ve hak yoksunluğu alanlarında olağan hukukun dışında ayrıcalıklı bir rejim kurduğu ileri sürüldü.
İYİ Parti, terörün sona ermesinin Türkiye’nin ortak menfaati olduğunu ancak silahsızlanmanın geçmiş suçların hesabını ortadan kaldırmayacağını belirterek, “Terörist silahını bırakmalı ve işlediği suçun cezasını da çekmelidir” görüşünü dile getirdi.
ŞEHİT İSİMLERİNE YER VERİLDİ
İYİ Parti’nin muhalefet şerhinde, PKK/KCK ve bağlantılı yapılar tarafından şehit edilen 7 bin 563 asker, polis, korucu ve sivilin isimleri, şehit oldukları tarih ve yer de belirtilerek, tek tek yer aldı ve “Bu muhalefet şerhi terör örgütü pkk/kck ve bunlarla bağlantılı yapılar tarafından şehit edilen askerlerimizin, polislerimizin, korucularımızın ve masum sivillerimizin aziz hatırasına; evladını toprağa veren anaların, babaların dinmeyen acısına; yetim kalan çocukların ve ömür boyu bekleyen ailelerin sessiz gözyaşlarına ithaf edilmiştir. İsimleri burada yazılıdır. Hatıraları bu milletin vicdanındadır. Hakları üzerimizdedir” denildi.
İYİ Parti’nin muhalefet şerhinde, şehitlerin isimlerinin yer aldığı bölümde ayrıca “Bu çalışma, bu kanun teklifiyle bugün affedilmek istenen bölücü terör örgütü pkk/kck ve bunlarla bağlantılı yapıların saldırıları sonucunda şehit olan asker, polis, jandarma, köy korucusu ve sivillerin isimlerini kayıt altına almak amacıyla hazırlanmıştır. Şehitlerimizin isimleri kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kamuya açık kaynaklarda adı yer almayan aziz şehitlerimizin adlarını buraya ekleyemediğimiz için ailelerinin ve yakınlarının affına sığınıyoruz” ifadesine yer verildi.
Kadıköy Sesi, “Anadolu Yakası’nın Kültür Sesi” anlayışıyla sanat, yaşam ve gündemi bir araya getirerek Kadıköy’den yükselen gelişmeleri özgün, tarafsız ve dinamik bir bakışla sunan güçlü bir haber platformudur.
Yorum Yap