İzmir’de 2020 yılında rüzgar sörfüne başlayan 17 yaşındaki milli sporcu Rüya Uğurlu, IQFoil sınıfındaki ilk U19 sezonunda dünya üçüncüsü oldu. Ulusal ve uluslararası yarışlarda elde ettiği derecelerle dikkat çeken Uğurlu, Avrupa ve Dünya Şampiyonalarında altın madalya kazanmayı ve olimpiyatlarda Türkiye’yi temsil etmeyi hedefliyor.
Haber: Berfin BAYSAN – Kamera: Akın KÜÇÜKKURT
(İZMİR) – İzmir’de 2020 yılında rüzgar sörfüne başlayan 17 yaşındaki milli sporcu Rüya Uğurlu, IQFoil sınıfındaki ilk U19 sezonunda dünya üçüncüsü oldu. Ulusal ve uluslararası yarışlarda elde ettiği derecelerle dikkat çeken Uğurlu, Avrupa ve Dünya Şampiyonalarında altın madalya kazanmayı ve olimpiyatlarda Türkiye’yi temsil etmeyi hedefliyor.
Rüzgar sörfüne 2020 yılında başlayan 17 yaşındaki milli sporcu Rüya Uğurlu, genç yaşına rağmen elde ettiği ulusal ve uluslararası başarılarla kariyerini sürdürüyor. Spora başladığı ilk yıl Techno 293 sınıfında Türkiye şampiyonu olan ve Milli Takım’a seçilen Uğurlu, 2022 yılında geçtiği IQFoil sınıfında da Avrupa ve Dünya Şampiyonaları ile IQ Games organizasyonlarında önemli dereceler elde etti.
12’inci sınıf öğrencisi olan Uğurlu, IQFoil sınıfındaki ilk U19 sezonunda dünya üçüncüsü olarak kürsüye çıktı. Daha önce U15 kategorisinde dünya ikinciliği ve Avrupa üçüncülüğü, U17 kategorisinde ise IQ Games şampiyonlukları bulunan genç sporcu, kariyerindeki başarılarına yenilerini eklemeyi hedefliyor.
“DÜNYA ŞAMPİYONASI’NIN U19’UNDA ÜÇÜNCÜ OLDUM”
Rüzgar sörfüyle tanışma hikayesini ANKA Haber Ajansı’na anlatan milli sporcu Rüya Uğurlu, şunları söyledi:
“Başta çok gözüm korkmuştu ama sonradan denemek istedim. Ve çok eğlendim. İleride antrenman yapan takımını gördüm. Onlara çok özendim, denizin ortasında bu kadar özgürce antrenman yaptıkları için. Ondan sonra denemeye karar verdim ve çok sevdim. Bakınca evet, çok güzel gözüküyor ama aslında çok zor bir spor. Çünkü doğayla beraber yaptığınız bir spor ve sürekli çok düşük ve çok yüksek rüzgârlar, dalgalar, sürekli düşmek, bazen malzemeyi üzerine düşmek, ondan tekme tokat yemek, sürekli yaşanan şeyler. O yüzden tabii ki çok dayanıklı olmamız gerekiyor saatlerce suda antrenman yaparken. Ondan sonra zaten sürekli salonda antrenmanlarımız devam ediyoruz güçlenmek için. Saatlerce suda kalıyoruz, buna alışıyoruz. Yani kolay değil ama çok eğleniyoruz yaparken. Bu sene yaklaşık bir ay önce Costa Bravo’da düzenlenen Dünya Şampiyonası’nın U19’u kızlarda üçüncü oldum. Bu sene geçtiğim bir klasmandı U19. Normalde hep U17 ve U15’e yarıştım. Bu yüzden ilk senemde böyle bir başarı elde etmek beni çok mutlu etti.”
“U13’te daha ilk Türkiye şampiyonu oldum. İlk senemde millî takıma girdim. Daha sonra IQ FOIL sınıfına geçtim. Orada U15’te de Dünya ikincisi oldum, Avrupa üçüncüsü oldum. U17’de iki tane IQ Games kazandım. Tüm yarışlarda birinci olarak bir dominasyonla bitirdim. Onun dışında da gene Avrupa üçüncüsü oldum, Dünya ikincisi oldum” diyen Uğurlu, yaptığı spotun maliyetli olmasına da değindi. Uğurlu, “Tabii ki maddi olarak çok zor çünkü siz ne kadar iyi bir performans veriyor olursanız olun, eğer iyi bir malzemeniz değilse elinizden gelen her şeyini yapamıyorsunuz maalesef. Bu yüzden sürekli yeni malzemeler, bazen yeni olmasına rağmen iyi olmayan malzemeler, sürekli bir şeyler değiştirmek gerekiyor. Bu yüzden yani hepimiz destek istiyoruz tabii ki” diye konuştu.
“‘YAPAMAZSIN’ SÖZLERİNE ASLA KULAK ASMAYIN”
Her gün Urla’ya antrenmana geldiğini belirten Uğurlu, “Benim de sürekli yol yapmam da benim için zor oluyor ama yani bir şeyi bu kadar seviyorsan bunlarla da devam ediyorsunuz. Bazen çok zor oluyor çünkü okula haftalarca gitmediğimiz oluyor, yarışlardan sürekli gelip geldiğimiz. O sırada notlarımızı da yüksek tutmaya çalışıyoruz ya da buradaki antrenmanları da kaçırmamaya çalışıyoruz. Arada arasındaki denge çok zor oluyor. Ama bir şekilde hallediyoruz yani, çok zor olsa da. Antrenörlerimin çok desteği oldu. Başından beri çok uzun zamandır destekledi. Ve denizde olmayı çok seviyorum. Kendimi çok özgür hissediyorum yaparken, yarışlarda. Birinci olmayı, önde olmayı. Bu spora verdiğim onca emeğin gerçekten karşılığını görmeyi çok seviyorum. Çok mutlu oluyorum” dedi.
Kadın sporculara seslenen Uğurlu, “Bence erkekler tarafından gelen ‘yapamazsın’ sözlerine asla kulak asmayın çünkü biz onlardan çok daha güçlüyüz aslında. Onların yapabildiği her şeyi yapıyoruz ve bunun üzerine çok daha fazla şey yapıyoruz vücudumuzda. Bence herkes sadece hayallerine devam etmeli, herkes sadece bunlar için çalışıp emeğini alacaktır. Bu yüzden hayallerinizin peşinden gidin diyorum” ifadelerini kullandı.
HEDEF: OLİMPİYATLAR
Hedefinin olimpiyatlarda yarışmak olduğunu ifade eden Uğurlu, “Ben de olimpiyatlarda yarışmayı çok istiyorum. Ondan sonra önümüzde Avrupa Şampiyonası var, onun için çalışıyorum. Ondan sonra ISAF var, o da önümüzdeki yarışlardan biri. Bunlar için çalışıyorum şu an. Daha sonra da büyükler sınıfında daha güzel başarı elde etmek istiyorum. Çalışma tempom yorucu geçiyor ve yoğun geçiyor her günümüz. Özellikle yazın. Güzel şartlar olduğu için elimizden geldiğince antrenmanlara devam ediyoruz. Hem denizde hem karada olabildiğince fazla antrenman yapıyoruz” diye konuştu.
Rüya’nın sörf kariyerine güzel bir başlangıç yaptığını kaydeden antrenör Tuğrul Albayrak, şunları kaydetti:
“İlk çıktığı yarışta dünyada üçüncü oldu. Yani şimdi Avrupa şampiyonluğuna diktik gözümüzü. Bir tek şampiyonluk eksik şu anda. Ama gittiğimiz özel yarışlarda rekor kırarak şampiyonlukları var. 12 yarışın 12’sinde de birinci gelerek şampiyon olduğu yarışlar var. Yine şampiyon olduğu, hani rekor kırmadan da şampiyon olduğu yarışlar var. Özel yarışlar bunlar. IQ Foil sınıfının özel yarışları oluyor ama dünyada geçerli yarışlar bunlar. Yani çok güzel bir başlangıç yaptı sörf kariyerine, aynı güzelliklerle de devam etti. Yani buraya yeni başlayacak olan öğrenci, bir numaralı kural: Hoca, eğitmen ne derse onu yapmak, özellikle dinlemek zorunda. Dinleyip iyi öğrenirse, anlarsa ve biraz da içinden böyle müsabık deniyor, müsabıklık varsa yarışlara girip başarılı olabilme şansı çok yüksek.”
“SÖRF, MADDİ OLARAK ZOR BİR SPOR”
Sörfün maliyetli olduğunu ve hedeflerinin olimpiyat olduğunu belirten Albayrak, şöyle devam etti:
“Türkiye’de tabii ki futbol, voleybol ve basketbol sporları dışında herhangi bir amatör branşla uğraşmak çok kolay değil. Özellikle rüzgâr sörfü sınıfında çok daha zor çünkü şu an Rüya IQ Foil sınıfında yarışıyor. Rüya’nın yarıştığı sınıfın ekipmanının, yani bir full paketin fiyatı 8.000-9.000 euro. Ve bu malzemeler çok kırılgan, yelkenleri çok hassas. Yani hem zor hem maddi olarak da biraz… Nasıl söyleyeyim? Maddi olarak da biraz zor. Yani normal şartlarda sporun tabana yayılması aslında amaçlanan hedeftir ama yelken sporu ne yazık ki böyle değil. Yelken sporunda eğer maddi olarak biraz kuvvetin varsa bu sporda ilerleyebiliyorsun, devam edebiliyorsun. Ve işte bizim eğitim sistemimiz ne yazık ki sporcuların kendi alanlarında gelişmesine de çok uygun değil. Yani biz olimpiyata sporcu yetiştirebiliyoruz. Biz olimpiyata sporcu gönderiyoruz ama hani herhangi… Yani yelken branşında şu zamana kadar olimpiyat madalyamız yok. Bunun bir sürü sebebi var. Eğitim sistemi, ikincisi destek. Üçüncüsü işte çocukların maddi olanakları diyeyim. Çünkü eğer olimpiyata hazırlanacaksanız 365 günün en az 300 günü denizde kalmanız gerekiyor. Şimdi Rüya liseye gidiyor. Liseye giden, üniversiteye hazırlanan bir çocuğun 300 gün denizde kalması Türkiye şartlarında olanaksız. Öyle söyleyeyim size. Zor ama zoru başarıyorlar. Bir şekilde başarıyorlar. Yani umarım ülkemize madalya getirecek ilk sporcu olacak. Ona inanıyoruz.”
Kadıköy Sesi, “Anadolu Yakası’nın Kültür Sesi” anlayışıyla sanat, yaşam ve gündemi bir araya getirerek Kadıköy’den yükselen gelişmeleri özgün, tarafsız ve dinamik bir bakışla sunan güçlü bir haber platformudur.
Yorum Yap