SON DAKİKA
--:--:--

TMO’nun 255 liralık fındık alım fiyatı üreticiyi memnun etmedi

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) Giresun kalite fındık için açıkladığı 255 liralık alım fiyatını değerlendiren üretici Şuayip Şenel, kilogram maliyetinin 232 liraya ulaştığını bildirerek, “Biz geçen yıl kullandığımız gübreyi bu yıl 2,5 kat yüksek fiyatla kullandık. Buna karşılık fındığa yaklaşık yüzde 27 artış yapıldı. Açıklanan enflasyonun yüzde 33-35 olduğu kabul edilse bile verilen artış enflasyonun altında kalıyor. Kötü bir yere doğru gidiyoruz” dedi.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
TMO’nun 255 liralık fındık alım fiyatı üreticiyi memnun etmedi

Haber: Barış Tüysüz

(GİRESUN) – Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) Giresun kalite fındık için açıkladığı 255 liralık alım fiyatını değerlendiren üretici Şuayip Şenel, kilogram maliyetinin 232 liraya ulaştığını bildirerek, “Biz geçen yıl kullandığımız gübreyi bu yıl 2,5 kat yüksek fiyatla kullandık. Buna karşılık fındığa yaklaşık yüzde 27 artış yapıldı. Açıklanan enflasyonun yüzde 33-35 olduğu kabul edilse bile verilen artış enflasyonun altında kalıyor. Kötü bir yere doğru gidiyoruz” dedi.

TMO, 2026 ürünü için Levant kalite fındıkta kilogram başına 250, Giresun kalite fındıkta ise 255 lira olarak alım fiyatı açıkladı. 

Giresun’un Piraziz ilçesinde fındık üretimi yapan Şuayip Şenel, bahçesinde ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Üretim maliyetleri hesaplanırken yalnızca çiftçinin beyanlarının değil, devlet kurumlarının verilerinin de dikkate alınması gerektiğini belirten Şenel, TARSİM’in hasar hesaplama yönteminden örnek verdi. Şenel, artan işçilik ve gübre giderleriyle birlikte hasat döneminde fındığın kilogram maliyetinin 230 liranın üzerine çıktığını söyledi.

Şenel, geçen yıl 1500 lira olan fındık toplama işçisi yevmiyesinin bu yıl 2 bin ila 2 bin 200 liraya yükseldiğini bildirerek, “İşçiyi 2 bin liraya bulup fındığımızı toplatabilirsek başımızın üstünde yeri var. Bütün giderleri hesapladığımızda bugün fındığın kilogram maliyeti 230-232 liradır. Fiyat da ortada. Böyle bir tabloda üretici nasıl mutlu olacak, açıklanan fiyatı nasıl yeterli bulacak?” diye konuştu.

“TMO’NUN AÇIKLADIĞI RAKAM ÜRETİCİNİN ELİNE GEÇEN NET FİYAT DEĞİL”

TMO’nun alım politikasını eleştiren Şenel, açıklanan fiyatın üreticinin eline net olarak geçmediğini savundu. Şenel, randıman ve kaliteye ilişkin kesintilere dikkati çekerek, şöyle konuştu:

“TMO’nun çok ilginç bir alım politikası var. Alım yapılırken depolardaki kemirgen hayvanın ürüne verdiği zararın payı bile üreticiden düşülüyor. Açıklanan rakamlar net fiyat değil. Giresun kalite fındık için 50 randımanda açıklanan 255 lira, üreticinin eline yüzde 7-7,5’e varan kesintilerle geçiyor. Depolama şartlarından ürün içindeki kusurlara kadar birçok kalem üreticiden mahsup ediliyor. Dolayısıyla açıklanan fiyat hiçbir şekilde yeterli değildir.”

“GÜBRE 2,5 KAT ARTTI, FINDIĞA YÜZDE 27 ARTIŞ YAPILDI”

Gübre fiyatlarındaki artışın üretim maliyetini ağırlaştırdığını belirten Şenel, fındık fiyatındaki artışın maliyetlerdeki yükselişin gerisinde kaldığını söyledi. Şenel, şöyle devam etti:

“Tarım Bakanı, gübre fiyatlarının 2-2,5 kat arttığını ve bunun bölgedeki savaşlardan, azot üreten ülkelerde yaşanan gelişmelerden kaynaklandığını söyledi. Peki, tamam. Biz geçen yıl kullandığımız gübreyi bu yıl 2,5 kat yüksek fiyatla kullandık. Buna karşılık fındığa yaklaşık yüzde 27 artış yapıldı. Açıklanan enflasyonun yüzde 33-35 olduğu kabul edilse bile verilen artış enflasyonun altında kalıyor. Kötü bir yere doğru gidiyoruz.”

“FINDIK İÇİN KALICI BİR DEVLET POLİTİKASI OLUŞTURULMALI”

Fındıkta üretimden pazarlamaya kadar uzun vadeli ve kalıcı bir devlet politikası oluşturulması gerektiğini vurgulayan Şenel, arz fazlası ürünün devlet tarafından piyasadan çekilmesini isteyerek, “Piyasada rekolte fazlası varsa devlet bunu sübvanse etmeli, üreticiden ürün almalı ve alıma aralıksız devam etmelidir. Fındığın fiyatı serbest piyasanın ve birkaç büyük alıcının insafına bırakılmamalı, ürün hak ettiği değere ulaştırılmalıdır. Üretici ancak önünü görebildiği zaman bahçesine yatırım yapabilir” dedi.

“FINDIĞA BİR YIL BOYUNCA BEBEK GİBİ BAKILIYOR”

Fındığın kısa sürede yetiştirilebilen ve başka bir ürünle kolaylıkla değiştirilebilen bir tarım ürünü olmadığına işaret eden Şenel, bir fındık fidanının ekonomik verime ulaşmasının yaklaşık 10 yıl sürdüğünü anlattı.

Şenel, şunları kaydetti:

“Biz marul ekmiyoruz, soğan ya da patates dikmiyoruz. Fındık, dikildikten yıllar sonra ürün vermeye başlayan bir bitki. Bahçeyi söküp hemen başka bir ürün yetiştirme şansımız yok. Bir fidan dikiyoruz, büyüyüp verime ulaşması için yaklaşık 10 yıl bekliyoruz ve o süre boyunca bebek gibi bakıyoruz. Hasat biter bitmez eylül ayında bahçenin kışlık bakımına yeniden başlıyoruz. Ekim, kasım, aralık ve ocak aylarında bakım ve gübreleme yapıyoruz. Nisan ve mayıs aylarında dip sürgünlerini alıyor, yazlık gübre veriyor ve ilaçlama yapıyoruz. Bu ürüne yıl boyunca emek veriliyor.”

“ÜLKE EKONOMİSİNE 2-2,5 MİLYAR DOLAR DÖVİZ KAZANDIRIYOR”

Fındığın yalnızca üreticinin değil, Türkiye ekonomisinin de önemli bir değeri olduğunu belirten Şenel, ürünün ülkeye yıllık 2 ila 2,5 milyar dolar arasında döviz girdisi sağladığını söyledi.

Türkiye’de tarımın genelinde ciddi planlama sorunu bulunduğunu dile getiren Şenel, bir yıl zarar eden üreticinin ertesi yıl aynı ürünü ekmekten vazgeçtiğini, bunun da fiyat artışlarına yol açtığını ifade etti.

Fındık bahçelerinin giderek bakımsız kaldığını ve üreticinin tarımdan uzaklaştığını belirten Şenel, hayvancılığın gerilemesinin organik gübre kullanımını da azalttığını belirterek, “Asıl kaygı şu; toprak bize küstü. Önce hayvancılık bitti, artık toprağa yeterince organik gübre veremiyoruz. Toprağın verimi giderek azalıyor. Çiftçi toprağa, toprak çiftçiye küskün. Bir çaresizlik tarımı yapıyoruz. Türkiye’de artık tarımı çaresizlikten yapar hâle geldik. Oysa tarım, çaresizlikle değil; bilgiyle, planlamayla ve uzun vadeli politikalarla yapılması gereken bir iştir” dedi.

Yorum Yap

Benzer Haberler
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Avusturya Şansölyesi Stocker ile görüştü
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Avusturya Şansölyesi Stocker ile görüştü
Emekliler, çalıştığı inşaattan düşerek ölen 71 yaşındaki Nurettin Muganlı için açıklama yaptı, iktidara seslendi: İnsanların 70’inden sonra ekmek parası için şantiyelerde çalışmasını normalleştiremezsiniz
Emekliler, çalıştığı inşaattan düşerek ölen 71 yaşındaki Nurettin Muganlı için açıklama yaptı, iktidara seslendi: İnsanların 70’inden sonra ekmek parası için şantiyelerde çalışmasını normalleştiremezsiniz
TKP Genel Sekreteri Okuyan’dan “çerçeve yasa” açıklaması: “Tanık olduğumuz kapsamlı bir dönüşümde yeni bir evreye geçiş girişimidir”
TKP Genel Sekreteri Okuyan’dan “çerçeve yasa” açıklaması: “Tanık olduğumuz kapsamlı bir dönüşümde yeni bir evreye geçiş girişimidir”
“Çerçeve Yasa” teklifi TBMM Genel Kurulu’nda… Özgür Özel: “‘Hayır’ deme hakkına en çok sahip olan YENİ Parti, kendi hakkını milletin barış hakkının önüne koymayacaktır”
“Çerçeve Yasa” teklifi TBMM Genel Kurulu’nda… Özgür Özel: “‘Hayır’ deme hakkına en çok sahip olan YENİ Parti, kendi hakkını milletin barış hakkının önüne koymayacaktır”
Ağıralioğlu’ndan, CHP ve YENİ Parti’nin çerçeve yasa teklifine “evet” oyu vermelerini açıklamalarına tepki
Ağıralioğlu’ndan, CHP ve YENİ Parti’nin çerçeve yasa teklifine “evet” oyu vermelerini açıklamalarına tepki
TİP: Eksiklikler ve eleştiriler şerh olmak üzere “evet” oyu kullanacağız
TİP: Eksiklikler ve eleştiriler şerh olmak üzere “evet” oyu kullanacağız
Anadolu Yakası'nın Kültür Sesi
Kadıköy Sesi

Kadıköy Sesi, “Anadolu Yakası’nın Kültür Sesi” anlayışıyla sanat, yaşam ve gündemi bir araya getirerek Kadıköy’den yükselen gelişmeleri özgün, tarafsız ve dinamik bir bakışla sunan güçlü bir haber platformudur.

2026 Kadıköy Sesi © Tüm hakları saklıdır. Kadıköy Sesi